
Avatar: Son Havabükücü (Avatar: The Last Airbender)
Katara ve Sokka kardeşler, uzun kış uykusundan uyandırdıkları genç Aang'ın kötü kalpli Ateş Ulusu'nu yenebilecek hava bükücü güçlere sahip bir Avatar olduğunu öğrenir.
- Yapım
- Nickelodeon Animation Studio
- Ülke
- ABD
Konu
Katara ve Sokka kardeşler, uzun kış uykusundan uyandırdıkları genç Aang'ın kötü kalpli Ateş Ulusu'nu yenebilecek hava bükücü güçlere sahip bir Avatar olduğunu öğrenir.
Sezonlar & Bölümler
Su. Toprak. Ateş. Hava. Sadece Avatar dört elemente hükmedebilir. Sadece Avatar acımasız ateş ulusunun dünyayı ele geçirmesine engel olabilir. Fakat dünyanın ona en çok ihtiyaç duyduğu zamanda ortadan kayboldu. Yüz yıldır onu hiç kimse görmedi. Şimdiye kadar... Güney kutbunda yalnız bir su kabilesi köyü hayatta kalmaya çabalamaktadır. Katara adında genç bir su bükücü ve onun Sokka adındaki savaşçı kardeşi bir buzdağının içinde, yanında uçan bizonuyla tuhaf bir çocuk bulurlar. Fakat Aang sadece eğlenceyi seven ve gözüpek biri değil, aynı zamanda yüz yıldır hiç kimsenin görmediği bir hava bükücüdür.
Aang, Avatar olduğunu ısrarla inkar etmektedir. Ancak Zuko adındaki genç bir ateş bükücü prens köye saldırarak bir hava bükücü aradığını söylediğinde Katara Aang'in Avatar olduğundan emin olur. Aang kaderiyle yüzleşmeli, kabilenin güvenliği ve kendi hayatı için savaşmalıdır. Ama Katara, Sokka ve uçan bizonu Appa'nın da yardımlarıyla Aang prens Zuko'dan kaçmayı başarır. Hep beraber savaşla dolu dünyaya doğru bir yolculuğa çıkarlar. Amaçları Aang'in Avatar olmasında ilk adım olan su bükmeyi kendisine öğretecek bir usta bulmaktır.
Aang yüz yıldan sonra ilk defa yuvasına (Güney Hava Tapınağı) gidiyor olduğu için heyecanlıdır. Fakat tapınağın terk edilmiş olduğunu görünce çok şaşırır. Tapınağı dolaşırken Aang, Sokka ve Katara'ya çocukluğundan bahseder. Bu sırada, Aang'in hiç ummadığı bir şeyle karşılaşacaklardır. Diğer yandan Prens Zuko, gemisini onarmak zorundadır ve bunu yapabilmek için tek yol, gemiyi rakibinin deniz üssüne yanaştırmaktır.
Ekip, adını Aang'in geçmiş yaşamlarından biri olan önceki Avatarlardan Kyoshi'den alan Kyoshi Adası'na doğru uçmaktadır. Aang'in amacı burada fil sazanlarıyla yüzüp biraz iyi vakit geçirmektir. Ancak onları küçük bir grup kadından oluşan Kyoshi savaşçıları karşılar. Yakalandıklarında Sokka, birkaç kızdan oluşan bir grubun kendilerini yakalamış olmasından çok rahatsız olur. Bu durumu düzeltmek ve kendini daha iyi hissetmek için Kyoshi Savaşçıları'na meydan okur. Ancak bu meydan okuma, başarısızlıkla sonuçlanır ve sonrasında Sokka gruptan yeni dövüş teknikleri öğrenir ve hatta grubun lideri Suki ile aralarında romantik bir ilişki başlar. Diğer yandan Aang, kasabanın bayan nüfusu tarafından çok sevilmiştir. Bu durum Katara'nın canını sıkmış gibi görünse de bu sadece Aang'in güvenliği ile ilgilidir. Zuko, Kyoshi'ye ulaşıp hıncını almak için küçük adaya hasar vermeye başladığında Aang, bu adada yaşayan insanları daha fazla tehlikeye atmamak için adadan ayrılmaya karar verir. Zuko onları izlemeye devam eder.
Aang ve yol arkadaşları bu sefer Toprak Krallığı şehirlerinden Omashu'ya gelirler. Aang'in bu şehirde arkadaşı Bumi ile ilginç ve eğlenceli anıları vardır. Bu anılarından Katara ve Sokka'ya bahsedip aynı oyunları ikisiyle yapmaya kalkınca şehri birbirine katarlar ve kralın askerlerine yakalanırlar. Çılgın kralın huzuruna çıktıklarında ise kendini ve arkadaşlarını kurtarabilmek için Aang'i zorlu bir sınav beklemektedir.
Aang, Katara ve Sokka, yakınlarda bir toprak krallığı şehrinde Haru adında genç bir toprak bükücü ile karşılaşır. Kasaba Ateş Ulusuna çok yakın bir yerde olduğu için, Ateş Ulusu askerleri sık sık kontrole gelmekte ve toprak büken herkesi tutuklayıp götürmektedir. O yüzden kasabada toprak bükebilen herkes kendini saklamaktadır. Ancak Haru madende toprak altında kalan bir adamı kurtarabilmek için Katara'nın zorlamasıyla toprak bükme yeteneğini kullanır. Hayatı kurtulan adam kısa bir süre sonra Haru'yu ihbar eder ve Haru da tutuklanarak diğer toprak büken tutsakların götürüldüğü denizin ortasında, tamamen metalden yapılmış bir platform olan hapishaneye götürülür. Haru'nın tutuklanmasından dolayı kendini suçlayan Katara, bir yolunu bularak kendini de tutuklattırır ve Haru ile birlikte oradaki diğer tutsakları da kurtarmaya çalışır.
Aang ve arkadaşlarının yolu bu sefer öfkeli bir ruhun korku saldığı bir kasabaya düşer. Köylülerin Hei-Bai (Siyah Beyaz Ruh) adını verdikleri bir canavar her gün günbatımında köye gelmekte ve öfkeli bir şekilde etrafa zarar vererek yanına bir kişiyi alıp ormana geri dönmektedir. Aang'in Avatar olduğunu farkeden köyün ileri gelenleri, kendilerine yardım edebilecek tek kişinin Avatar olduğuna inanarak ondan yardım isterler. Ancak Aang, ruhlar alemi hakkında hiç bilgi ve tecrübesi olmadığı için nasıl yardım edeceğini bilememektedir. Öfkeli ruh ile ilk karşılaşmasında da başarılı olamaz ve onun Sokka'yı kaçırmasını engelleyemez. Diğer taraftan, ateş lordu ve Zuko'nun amcası Iroh da toprak ulusu askerleri tarafından esir alınır.
Kendinden önceki Avatar ile irtibat kuran Aang'in gün batımından önce Ateş Krallığı'ndaki tapınağa ulaşması ve Avatar Roku ile konuşması gerekmektedir. Orada dünyanın dengesini yeniden sağlamak için ne yapması gerektiğini öğrenecektir. Aang'in peşinde olan Zuko da babasının kendisine verdiği sürgün cezasına karşı gelerek Avatarın peşinden ateş krallığı sınırlarına girer.
Katara, Aang'e basit birkaç su bükme numarası öğretmeye çalıştığında kendi su bükme yeteneklerinin yetersiz ve sınırlı olduğunu fark eder. Kendini geliştirme konusunda hırslanır ve bunun için korsanların satış yaptıkları bir gemide gördüğü su bükme parşomenini çalar. Grup neredeyse yakalanmak üzereyken korsanlardan kaçmayı başarır. Katara ısrarla parşomeni Aang için çaldığını söylese de, daha sonra kendi bükme yeteneğini geliştirmek için bunu yaptığı anlaşılır. Bu sırada Zuko gelir ve korsanlarla işbirliği yapar. Üç arkadaşı ve parşomeni ele geçirmek için birlikte hareket etmeye karar verirler. Çocukları hemen yakalamayı başarırlar ancak aralarındaki anlaşma bozulur ve bu sefer kendi aralarında savaşmaya başlarlar. Katara ve Aang buradan kurtulabilmek için yeni öğrendikleri su bükme tekniklerini denerler.
Yolculukları devam ederken kahramanlarımız bir grup ateş ulusu askeri tarafından tuzağa düşürülerek yakalanır. Ancak çok geçmeden kendilerine "Özgürlük Savaşçıları" adını veren bir grup genç tarafından kurtarılırlar. Grubun lideri Jet adında bir gençtir. Katara ve Aang ondan hoşlanmıştır ancak Sokka'nın bazı kuşkuları vardır. Jet, ateş ulusu ile olan savaşta kendi görevi ile uğraşmaktadır ve işgal edilmiş bir toprak krallığı şehrini kurtarmak için büyük bir plan yapmıştır. Katara ve Aang, planını gerçekleştirmede Jet'e yardım etmeye karar verirler. Ancak Sokka, Jet'in şehri kurtarma planının aslında şehri işgalciler ve içinde yaşayan tüm toprak ulusu insanları ile birlikte tamamen yok etmek olduğunu öğrenir. Ancak neler olup bittiğini anlatmaması için Özgürlük Savaşçıları tarafından Katara ve Aang'den uzaklaştırılır. Katara ve Aang daha sonra Jet'in gerçek planını öğrenir ama artık çok geçtir. Jet şehri yok etmek için çalışmakta olan baraja zarar vererek şehrin sular altında kalmasına sebep olmuştur. Ancak daha sonra Sokka'nın halkı önceden uyardığını ve şehri tahliye ettirdiğini, böylece toprak ulusu sakinlerinin hayatlarını kurtardığını öğrenirler.
Toprak Krallığı'nın başkenti Ba Sing Se'ye gidiş yolu üzerinde karşılaştıkları kan davalı iki mülteci kabile yüzünden, Aang'in arabuluculuk yetenekleri sınanacaktır. "Düzenli Gan Jinsler" ve "Dağınık Zhangsler" adındaki bu iki kan davalı kabilenin devasa bir kanyondan geçmeleri gerekmektedir. İki kabile arasındaki nefret, çok eski bir tarihte yaşanmış olan "kutsal küre" davasına dayanmaktadır. Bu sorunun yanısıra esas büyük problem, iki grubu karşıya geçirmede liderlik yapabilecek ve toprak bükme yeteneğine sahip tek bir rehber olmasıdır. İki grup da kanyonu birlikte geçmeyi ısrarla reddetmektedir. Aang, kabilelerin yaşlı ve hastalarını Appa'nın uçarak karşıya geçirmesini, kalanların da rehber eşliğinde kanyonu geçmesini önerince iki grup da bu teklifi kabul eder.
Huysuz bir balıkçı, yüz yıl boyunca dünyayı terk etmiş olduğu için kendisine avazı çıktığı kadar bağırdığında Aang aslında Avatar'a herkesin saygı göstermediğini anlar. Balıkçının acı sözlerinden etkilenen Aang, yakınlarda bir mağaraya kaçar. Katara onu sakinleştirmek için yanına giderken, Sokka da balıkçının yanında kendine bir iş bulur ve birlikte denize açılırlar. Ancak fırtına bulutları toplanmaktadır. Bu sırada Aang, suçluluk duygusu taşıyamayacağı kadar fazlalaştığında, Katara'ya geçmişinin şaşırtıcı hikayesini ve neden yüzyıl boyunca ortadan kaybolduğunu anlatır.
Katara ve Sokka hastalanır ve Aang onları tedavi edebilmenin yolunu bulmak için bir şifacı aramaya başlar. Sonunda aradığını bulur, ancak bu yaşlı ve tuhaf şifacı ona arkadaşlarının iyileşebilmesi için donmuş kurbağa emmeleri gerektiğini söyler. İhtiyacı olan kurbağalar da yakınlarda bir bataklıktadır. Bataklığa giden yolda Aang, üstün yetenekli Yuyan okçuları tarafından tuzağa düşürülerek yakalanır. Okçular onu artık amiralliğe yükselmiş olan Zhao'nun bulunduğu Ateş Krallığı kalelerinden birine götürürler. Aang burada kendisi hakkında yapılan kötü planı öğrenir; ateş ulusu, genç Avatarı geri kalan tüm hayatı boyunca esir alacak, böylece başka bir vücuda geçmesine engel olacaktır.
Olağanüstü şartlar çocukları ilginç bir kasabaya getirir. Burada yaşayan insanlar, hayatlarını kasabada uzun zamandır falcılık yapan Wu Teyze adındaki bir kadının tahminlerine göre yönlendirmektedir. Aang tesadüfen Wu Teyze'nin Katara ile ilgili yaptığı "çok güçlü bir bükücü ile evlenecek" yorumunu duyduğunda doğal olarak gelecekte Katara ile kendisinin evleneceğine inanır ve tüm zamanını Katara'ya bunun doğruluğunu ispatlamak için kur yaparak geçirir. Diğer yandan Wu Teyze Sokka için "bütün hayatı mücadele ve çileyle geçecek" yorumunu yapar. Bu tahminden dolayı çok mutsuz olan Sokka da kendini Wu Teyze'nin bir sahtekar olduğunu ispatlamaya adar, ancak çok başarılı olamaz. Kasaba sakinleri Wu Teyze'nin, çok yakındaki bir volkanın köye zarar vermeyeceği konusunda yaptığı tahminine de içtenlikle inanmaktadır.
Sokka ve Katara terk edilmiş bir su kabilesi gemisi bulurlar. Bu gemi, onları babalarını nasıl bulacakları konusunda kendilerine yardım edebilecek eski bir dosta götürecektir. Arkadaşları, iki yıl önce savaşa katılmak için su kabilesinden ayrılan savaşçılardan biri olan Bato'dur. Bato, savaşta yaralandıktan sonra bir manastıra sığındığını ve orada rahibeler tarafından tedavi edildiğini anlatır. Ayrıca Sokka ve Katara'ya kendisi ile beklerlerse babalarının nerede olduğunu bildireceği bir mesaj göndereceğini söyler. İki kardeş, babalarını yeniden görme olasılığını düşünerek heyecanlanırlar. Ancak Aang, arkadaşlarının babalarını bulup kendini bırakacaklarından korkar. Bu yüzden mektup kazayla eline geçtiğinde onu arkadaşlarına iletmek yerine buruşturup saklar ve arkadaşlarına bu konuda yalan söyler. Ancak su kabilesinin bilgelik, cesaret ve güven ile ilgili bir sınav olan buz atlatma sınavını Katara ve Sokka ile birlikte geçtikten sonra bundan çok etkilenerek suçluluk duygusundan kurtulamaz ve arkadaşlarına babalarından gelen mesajdan söz eder.
Ateş bükmeyi öğrenmek için çok hevesli olan Aang, Katara ve Sokka'yı kılık değiştirerek ateş ulusunun ateş bayramına katılmaya ikna eder. Böylece ateş bükmeye çalışabilecektir. Ancak izledikleri bir gösteri sırasında sihirbazın hatalı bir numara yapmasıyla Katara'nın zarar göreceğinden korkan Aang hava büker ve gerçek kimliği ortaya çıkar. Aang ve arkadaşları pelerin giymiş gizemli bir adamın yardımıyla kaçmayı başarırlar. O gece kamp kurdukları yerde çocuklar adamın Chey adında eski bir ateş ulusu askeri olduğunu öğrenirler. Chey şimdi bir ateş bükme dahisi ve yine bir ordu firarisi olan Jeong Jeong'a hizmet etmekte ve ormanda yaşamaktadır. Ateş Lordu ile birlikte olmayan "aydınlanmış" bir ateş bükücünün varlığını öğrenen Aang bu kişiden ders alabileceğini düşünür ve birçok denemeden sonra sonunda Jeong Jeong'u kendisine ateş bükmeyi öğretmeye ikna eder. Jeon Jeong Aang'i ateşin yıkıcı ve tüketici etkileri konusunda uyarır ama Aang onu dinlemez.
Hava bükücülerin hikayesini duyduktan sonra çocuklar, Aang'in halkını araştırmak için Kuzey Hava Tapınağı'na doğru yol almaya başlarlar. Fakat oraya vardıklarında Aang tapınağın etrafında uçan ancak hava bükücü olmayan insanları fark eder. Bunlar planörler üzerinde bazı değişiklikler yaparak onlarla uçmayı sağlamış sıradan insanlardır. Aang'in yaşadığı hayalkırıklığı, bu kutsal mekanı işgal ederek burayı teknolojik bir yere dönüştüren mültecilere karşı öfkeye dönüşür. Bütün bu buluşların arkasındaki esas kişi, bir sel felaketinden sonra yaşadıkları yeri terketmek zorunda kalan halkını tapınağa taşıyan uçuk bir mucittir. Sokka bütün bu teknolojiden çok etkilenerek bu uçuk adama çok kısa zamanda ısınır.
Bütün kış dünya etrafında yolculuk ettikten sonra çocuklar nihayet hedeflerine yani Kuzey Su Kabilesi'ne ulaşır. Burası, görkemli tapınaklar ve kanallarla dolu görülmeye değer güzellikte bir buz şehridir. Su bükme eğitimine başlamaya çok hevesli olan Aang ve Katara, huysuz bir ihtiyar olan Usta Pakku ile tanışırlar. Usta, Aang'e öğretmenlik yapma konusunda sorun çıkarmaz ama Katara'yı öğrencisi olarak kabul etmeyeceğini söyler. Nedeni de Katara'nın kız olmasıdır. Kuzey kabilesinde kadın su bükücüler geleneksel olarak şifa sanatları ile uğraşmakta, savaşmamaktadır. Katara büyük bir hayalkırıklığı yaşar. Fakat o gece Aang geleneklere karşı gelerek, o gün usta Pakku'dan öğrendiği bükme hareketlerini Katara'ya öğretir. Ancak Pakku onları yakalar ve sinirinden küplere biner. Artık Aang'e de öğretmenlik yapmayacağını söyler.
Usta Pakku'nun eğitiminden geçtikten sonra, Katara kendini geliştirerek kusursuz bir su bükücü olmuştur. Diğer yandan Aang de bir su bükme ustası olmak için çabalamaktadır. Bu sırada Sokka da, bir başkasıyla nişanlı olan prenses Yue ile gizlice görüşmeye devam etmektedir. Amiral Zhao komutasındaki ateş ulusu gemileri de son su kabilesini yok etmek üzere hızla kuzeye doğru yaklaşmaktadır.
Bedeni Zuko tarafından kaçırılmış olan Aang, ruhlar dünyasında okyanus ve ay ruhlarını aramakta ama bir türlü bulamamaktadır. Bununla birlikte rastladığı ve yardım istediği pek çok ruh ona yardım etmeyi reddetmekte hatta onunla alay etmektedir. Aang sonunda şans eseri Roku'yu bulur ve ondan yardım ister. Roku Aang'i en az okyanus ve ay ruhları kadar eski olan başka bir ruha, Koh'a yönlendirir. Koh'un bir diğer adı da "yüzçalan" dır. Bu isim ona, kendisiyle karşılaşan ve ona duygularını gösteren herkesin yüzünü çalması nedeniyle verilmiştir. O yüzden Aang'in Koh ile konuşurken kesinlikle duygularını belli etmemesi gerekmektedir. Aang bunu başarır ve Koh ile konuşmasında okyanus ve ay ruhlarını nerde bulabileceğini öğrenir. Ancak komutan Zhao onları Aang'den önce bulur ve ay ruhunu ele geçirir. Dengenin yeniden sağlanması için ay ruhunun kurtulması gereklidir.
Yorumlar
Yorumu Şikayet Et
Şikayetiniz yönetici tarafından incelenir; gerekirse yorum gizlenir.